وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
Doğrulanmış Tanzil sınırlarıyla Sayfa 600 okuyun. Bu seçimde 21 ayet bulunur.
وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
ٱلْقَارِعَةُ
Gürültü koparacak olan
مَا ٱلْقَارِعَةُ
Nedir o gürültü koparacak olan?
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Tartıları hafif gelenler ise,
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
Onların yeri bir çukurdur.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
نَارٌ حَامِيَةٌۢ
O, kızgın bir ateştir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
أَلْهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
حَتَّىٰ زُرْتُمُ ٱلْمَقَابِرَ
Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz.
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz!
لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.